tarif etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tarif etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Aralık 2012 Pazartesi

nefis bir cheesecake tarifi...


Merhabalar
Sizlere bu sefer de yaklaşık 2 senedir yaptıgım favori pastamın tarifini vermek istiyorum. 
Birçok kişiye yapımı çok zahmetli gelse de ben artık hiç zorlanmadan yapıyorum bu cheesecake i.
  Aslında internetten bulduğum bir tarif ama normal cheesecake den biraz daha farklı 
ama kesinlikle orjinalden daha güzel ve de daha hafif. 
Bunu sadece ben değil etrafımdaki bir çok kişi düşünüyor 
Ben de buna güvenerek veriyorum bu tarifi.
Resimlerden de anlayabileceğiniz üzere her seferinde farklı bir sos kullanıyorum üzerine 
vişne, çilek, limon, böğürtlen gibi.. 
Ben hepsini çok seviyorum, ayırt edemiyorum bu yüzden.
Sadece çikolatalıyı hiç yakıştıramadığım için onu hiç yapmadım.
malzemeler
alt taban için: 
  • 1,5-2 paket eti burçak bisküvi
  • 2 dolu yemek kaşığı margarin
  • ceviz içi 
kreması  için;
  • 300 g süzme yoğurt
  • 1 paket labne peyniri
  • 1 paket sıvı krema
  • 1 su bardağı şeker (daha tatlı sevenler artırabilir)
  • 2 dolu yemek kaşığı un
  • limon kabuğu rendesi veya 1/2 limonun suyu (istenirse konmayabilir)
  • 1 paket vanilya
  • 2 yumurta 
böğürtlen sosu için;
  • 1 kase böğütlen
  • 1 çay bardağı şeker (daha tatlı sevenler artırabilir)
  • 1 su bardağı su
  • 1 tatlı kaşığı mısır nişastası
  • (çilek-limon-vanilya sos için malzemeleri aşağıda belirttim)
Öncelikle 2 paket kadar eti burçak bisküviyi rondodan ceviz veya bademle geçiriyoruz        

  2 dolu yemek kaşığı margarin ile yoğurup, yağlı kagıt serilmiş, yanlarını da margarinlenmiş kelepceli kalıbımıza döküyoruz
 bardagın altıyla bastırarak güzelce sıkıştırıyoruz ve kremayı hazırlarken bisküvi tabanımızı dolaba kaldırıyoruz
 krema için; 300 g yani 1,5 su bardağı kadar süzme yoğurt, 1 paket labne peyniri, 1 paket sıvı krema, limon kabugu rendesi, 2 dolu yemek kaşığı un, 1 su bardağı şeker ve vanilyayı güzelce orta ayarda cırpıyoruz. En sonunda tek tek 2 yumurtayı da ekleyerek çırpmaya devam ediyoruz.

 ve bu kremayı dolaptan cıkardıgımız bisküvi tabanımızın üzerine döküyoruz. Önceden 150 dereceye ısıtılmıs fırınımıza yanında bir kap su ile beraber koyuyoruz(çatlamasın diye), yaklaşık 50 dk ya da 1 saat kadar kapagı hiç açmadan (kabarmayı engellememek için) üzeri de fazla kızarmayacak şekilde pişiriyoruz. 

Ortası hala biraz yumuşak kalabilir sorun yok. Zaten yemek için 1 gece beklememiz gerekiyor. 
Sosu ise; 1 kase donmuş böğürtlen, 1 dolu tatlı kaşığı mısır nişastası, 1 su bardağı su ve 1 cay bardağı şekeri pişirerek elde ediyorum.İsterseniz rondodan da geçirebilirsiniz. 

çilek sos için çilek ve hazır çilek jölesini, 
limonlu sos için limon suyu- mısır nişastası- şeker-su , 
vişneli sos içinse; donmuş vişne-vişne suyu- mısır nişastası-çok az şeker karışımını kullanıyorum




afiyetttt olsun,
gözünüz korkmasın,eğer malzemeler varsa çok kolay yapabilceğiniz bir cheesecake olacaktır.

Not: Bu arada bu hafta bizim için önemli bir hafta sağlık açısından.
Umarım 1 hafta sonra sağ salim, mutlu, huzurlu döneriz evimize...

2 Haziran 2012 Cumartesi

Kavala Kurabiyesi

Merhabalar, biz çok kurabiye tüketen kişiler değiliz, bu yüzden ayda yılda bir kez birşey yapınca değişik olsun diye farklı tarifler bulmaya çalışıyorum. Bu kurabiyenin yapılışını uzun zaman önce bir tv programında görmüş ve tarifini almıştım. Hatırladığım kadarıyla yapan kişi uzun süre tazeliğini koruduğunu ve yapmasının çok zahmetli oldugunu söylemişti. Ben de tariflere bakınca çok da  zor olmadıgını düşünerek yapmaya kalkıştım ama kesinlikle yapanın dediği kadar var. Hiç de kolay bir yapımı yok bence. Kavurma ve soğutma işlemi olduğundan zaman gerektiriyor ve özellikle şekil vermek ve aralarda kalan parçaları tekrar yoğurma kısmı epey el oyalıyor.
Bu kurabiye ülkemizde Edirne kurabiyesi olarak bilinen aslında Yunanlıların bir kurabiyesiymiş. Ben un kurabiyelerini çok severim.Bu kurabiye kavruldugu için ondan biraz ayrılıyor ve sanki un helvasının tadını andırıyor. Yanında çay veya kahveyle tüketince cok beğeneceğinize eminim.
Malzemeler:
  • 4-5 su bardağı un 
  • 1 su bardağından biraz eksik file badem
  • 1 paket margarin veya tereyağı =250 gram
  • Yarım su bardağı sıvıyağ
  • 1 adet tam yumurta
  • 1 su bardağı pudra şekeri (isteğe göre azaltıp artırabilirsiniz)
  • 1 yemek kaşığı yoğurt
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 paket vanilya
  • 1 tutam tuz
Yapılışı:
Öncelikle un ve file bademler ayrı ayrı renkleri hafif değişene kadar kavrulup, soğuması için bekletilirler.
(renk değişimlerini görmeniz için resimleri alt alta koydum)

Oda sıcaklığına gelmiş margarin, pudra şekeri,  sıvıyağ (ben zeytinyağı kullandım), vanilya, yumurta, tuz, yoğurt krema haline gelene kadar karışıtırılır. 
Ardından soğuyan kavrulmuş un azar azar bu sıvı karşıma eklenir, yumuşak ve elde dağılan bir hamur elde edilir. 
Un yeterli gelmezse kavrulmamış un da kullanabilirsiniz. 
En sonda kavrulmuş bademler eklenir. 
Tezgaha alınan hamur merdane yardımıyla 1-1,5 cm kalınlığında açılır. 
Bardakla kesilerek ay şekli verilir. 
Önceden kısa bir süre ısınmış olan 175 derecelik fırında rengi cok hafif değişip, 
azıcık kabarana kadar pişirilir. 
Bu malzemelerle 2 tepsiden fazla kurabiyeniz oluyor.
Ilıkken üzerlerine pudra şekeri serpilerek servis edilir. 
Afiyet olsun....

(: İyi pazarlar :)









2 Nisan 2012 Pazartesi

soğan doğramayı sevmeyenlere pratik bir yöntem

Ben soğanı yemeyi çok seven ama doğrarken gözyaşlarına boğulduğum için uğraşmayı sevmeyen biriyim. Bunun için pratik bir yöntem buldum ve sizinle paylaşmak istiyorum.
Şöyle ki;
Pazardan iri soğanlar alınır ve eve gelip başlanır soyulmaya, bakılır soyarken bile gözlerden yaşlar akıyor hemen Serpil’ ce bir fikirle şu gözleri neyle kapatsam ki diye düşünülmeye başlar ve bir ampul yanar o anda. Şu ana kadar alıp da hiç kullanmadığım deniz gözlüğü evet yanlış duymadınız deniz gözlüğü takılınca hiç boşluk kalmadığı için soğanın göz yakıcı damlacıkları da gözlerinizi yaşartmaz. Arada bir camları buğulanıyor ama bir iki silersiniz o da olur biter.

Neyse soğanları soyduk mu hemen robota atıp çok da suyunu çıkartmadan yemeklik doğranmasını izliyoruz. Ve doğranan soğanlarımızı streç filme birer yemeklik olarak sarıp depfreezimizin derinliklerine atıveriyoruz. 
Çalışan ve soğan doğramaktan bıkan sevmeyenler için ideal çözümdür benden söylemesi.

1 Nisan 2012 Pazar

serpil' e özgü kısır

Merhabalar, benim bu "esse dünyam" neredeyse bir yemek bloguna dönüşmek üzere...Nedense hep yaptığım ve beğeneceğinizi umduğum tarifleri yayınlamak geliyor içimden. Ama umarım yakın zamanda yaptıgım el işlerini de sizinle paylaşabilirim..
Sevgili görümcemin her Ankara'ya gidişimizde bizler için yağtığı kısırı taklit etmeye çalıştım. Ama nedense her yapışımda aynı malzemeleri koysamda asla onunki gibi yapamıyorum. Sanırım bu onun hamaratlı ellerinin hüneri...
Tarifimiz şöyle;
  • ince köftelik bulgur (istege bağlı miktarda)
  • sıcak su
  • 1 limonun suyu
  • biber salçası ve domates salçası
  • sarımsak
  • bolca köfte baharı (inanılmaz yakışıyor)
  • zeytinyağı
  • az miktarda tuz. 
Salçalar ve zeytinyağı kısa bir süre kavrulduktan sonra limon suyu, tuz, bolca köfte baharı, ince doğranmış sarımsak ve tuz, üzerine çıkacak kadar sıcak su konmuş ince bulgurun üzerine dökülür ve kabın kapağı kapatılarak yaklaşık 20 dk yani yeşillikleri hazır edene kadar bekletilir ve yumuşayınca bulgur bir süre yoğurulur.
Ayrı bir yerde;
  • taze soğan
  • marul
  • domates
  • kornişon turşu (isteğe bağlı bu benim zevkim)
  • yeşillik
  • nar ekşisi
  • sumak ve pul biber 
Hazırlanıp iyice yumuşamış olan bulgurun üzerine katılarak karıştırılır. Yanında marul, roka ve tavşan kanı bir çayla servis edilir.
Not: Açıkçası içine konan malzemeler için ölçü vermedim çünkü bu aslında sizin neyi ne kadar yoğunlukta isteğinize bağlı diye düşünüyorum.

18 Mart 2012 Pazar

minik köstebek pasta

Uzunca bir süredir post girmeyen ben, tatlı bir tarifle geri dönüyorum:)

Çok da fazla tatlı sevmeyen canım eşimin gelecek misafirlerimize ne yapsam diye sorduğumda tarif ettiği tatlıyı ben minik köstebek pastalarına benzetince dur dedim şunu yapayım.
Daha önce dr oetkerin hazır köstebek pastasını yapmıştım ama içi sadece krem şanti olunca hiç sevememiştim . Dolayısıyla bir çok tarif araştırıp kendi bildiklerimi de işin içine katınca şöyle bir tarif çıktı ortaya. İlk denemeye göre kendimi lezzet açısından başarılı buldugumu da söylemeliyim;

MİNİK KÖSTEBEK PASTALAR

MALZEMELER:
KEK ;
  • 3 yumurta
  • 3/4 su bardağı toz şeker
  • 1/2 su bardağı sıvıyağ
  • 1/2 su bardağı süt
  • bolca kakao = yaklaşık 4 yemek kaşığı
  • vanilya
  • kabartma tozu
  • 2 su bardağı elenmiş un
Tüm bu malzemelerle bir kek yapıp yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine döküp önceden ısıtılmış fırında kapağını hiç açmadan 150 derecede 20 dk pişirdim. Ben yağlı kağıdın üzerine kekin kolay cıkması için fırçayla sıvıyağ sürmeyi de ihmal etmedim. İyi ki de yapmışım.
(Bu aşamada bir daha ki sefere aynı miktardaki hamuru 2 tepsiye daha ince olarak yaymayı düşünüyorum Çünkü sanki alt katmanı biraz kalın oldu. Daha ince daha hoş olabilirdi diye düşünüyorum.)

Kek biraz soğuduktan sonra çay bardağı yardımıyla böyle yuvarlaklar kestim (toplam 20 adet çıktı) ve üzerlerine yumuşatmak amaçlı fırçayla az miktarda süt sürdüm.

  Yuvarlak kestiğim kek tabanlarına muz dilimlerini koydum
 Yuvarlaklardan arta kalan kek parçalarını rondodan geçirip kırıntı haline getirdim
KREMASI :
  • 2 su bardağı süt
  • 5 yemek kaşığı şeker
  • 3 yemek kaşığı un
  • 1 yemek kaşığı nişasta 
  • vanilya
  • az miktar damla sakızı ve haşhaş ( benekli görüntü yaratmak açısından çok az miktarda koydum ) (damla sakızı ve haşhaş isteğe bağlı koyulmasa da olur)
Bunların hepsini orta ateşte iyice karıştırarak pişirip, hafif soğuyunca içerisine 1 paket KREMŞANTİ ekledim.
 Muzlu kek dilimlerinin üzerine hazırladığım, sıcak olmayan kremayı koydum. Krema çok sıvı bir kıvamda olmadığından akma yapmıyor.
Kırıntı haline gelen kekleri kremanın üzerine serpiştirerek kremayı kapatmaya çalıştım.
 İsterseniz bu haliyle servis edebilirsiniz; isterseniz yeşil fıstık, pasta süsü veya hindistan cevizi gibi şeylerle de süsleyebilirsiniz
.
Bu güzel pastanın yanına da herkesin patatesten benimse mercimek köftesinden yaptığım sevimli havuçları
servis ettim.


'Toprak temalı' minik menünüz işte böylece hazır...
...AFİYET OLSUN...